24 Ekim 2013 Perşembe

Münih gezi notları

Münih, sizlere şu yazımda anlattığım “6 günde 7 Avrupa ülkesi gezme” turunun üçüncü durağı idi. İstanbul’dan Zürih’e uçup araba kiralayıp Münih’e doğru yol almış ve yol üzerinde Liechtenstein’ın Vaduz şehrini gezmeyi de ihmal etmemiştik.

Oldum olası Almanlara, Almanya’ya ve Almanca’ya hep sempati duymuşumdur. Alman disiplini, düzeni ve dakikliği, Almanların ürettikleri herşeyin sağlam ve güzel olması, Almancanın kaba saba tınısı, sürahi gibi kocaman bardaklarda içtikleri biraları... Sanmayın ki bu geziden önce Almanya’ya gittim veya Almanlarla tanışıp dostlar edindim veya Almanca’yı ana dilim gibi konuşuyorum. Yo, hiçbiri değil. Sadece uzaktan uzağa hayranlık işte benimki :) Almanya'da ilk gördüğüm şehir Münih oldu.


Münih
Marienplatz
Münih’e gece geç saatlerde vardık ve kendimizi hemen otele attık. Ertesi sabah güne erken başladık. Otelimizin karşısında Türklerin işlettiği bir cafe vardı. Taze demlenmiş çay ve mis gibi poğaçalarla kahvaltımızı ettik Almanya'da her yerde Türklere rastladığımıza şaşırmamak lazım, yaklaşık 50 bin Türk yaşıyormuş bu şehirde. 

Araba kiraladığımız için otelimizden çıkış yapıp şehir meydanına arabayla geldik. Merkezde otopark bulmak biraz sorun. Üstelik çok da pahalı. Bu nedenle toplu taşıma araçlarını kullanmanızı tavsiye ederim.

Marienplatz meydanından başladık gezmeye. Rengarenk pazar tezgahları, alışveriş caddeleri, kocaman birahaneleri ile Münih resmen keşfedilmeyi bekliyordu. Münih'te mutlaka ama mutlaka geleneksel biraevlerinden birinde kocaman bardaklarda sunulan biralardan yudumlayın!




Münih
Alman birası

Buraya Kasım ayında geldiğimden midir bilinmez, Münih bence tam bir kış kenti.  Caddelerinde dolaşıp bu kültür kentinin tadına varmaya çalışırken sokaklar karla kaplı olsun istedim. Hafiften üşümeli insan, sonra kendini sıcacık  bir cafeye atıp güzel bir kahve eşliğinde fırından yeni çıkmış apfelstrudel yemeli. (Üzerine pudra şekeri dökülen, elma ve ona eşlik eden tarçınlı bir tür hamur tatlısı) Bu esnada lapa lapa yağan karı seyretmeli. İşte Münih bende böyle izlenimler uyandırdı. O nedenledir ki kesinlikle bir yaz kenti değil. Ha belki, Eylül sonunda Oktoberfest için gelinebilir.

Pazar meydanları, çok sayıda parkları, muhteşem gotik mimari yapıdaki binaları, müzeleri ve kaleleri ile beni oldukça etkiledi. Kraliyet mimarisi ve modern mimari içiçe geçmiş durumda. Gerçekten de tam bir kültür kenti. Bu nedenle çok fazla turist çekiyor
Yaşam kalitesinin oldukça yüksek olduğu belli oluyor. Hava ve çevre kirliliği ise çok çok az.


Münih
Münih'te bir pazar meydanı


Münih
Münih dükkanlarından sevimli bir vitrin

Münih'te mutlaka görülmesi gereken yerler

  • Marienplatz ve Karlsplatz: Bu iki meydan şehrin başlıca turistik bölgeleri. Marienplatz'dan Karlsplatz'a doğru uzanan cadde trafiğe kapalı. Mağazalarla dolu bu caddede alışveriş yapabilir, çeşit çeşit cafelerden birinde gönlünüz ne çekiyorsa yiyebilirsiniz. Müzeler, kiliseler, pazar tezgahları ile çevrelenmiş keyifli bir gezi bölgesi burası.
  • Mariensäule (Meryem Ana sütunu): Marienplatz meydanının en çok dikkat çeken yapısı. 1638 yılında İsveç işgalinin bitişini kutlamak amacıyla yapılmış. Aynı zamanda şehri koruduğuna da inanılıyor. 
  • Frauen Kirche (Kadınlar kilisesi): Münih'in simgelerinden, yine ihtişamlı bir yapı.
  • Noyfenburg Sarayı: Kent merkezinden yaklaşık 20 km uzaklıkta. Kraliyet döneminin tüm ihtişamını yansıtıyor. 
  • Dachau toplama kampı: Münih'e 15 km uzaklıkta bulunan ve 32000 kişinin hayatını kaybettiği, Nazilerin açtığı ilk toplama kampı . Nazi vahşetini gözler önüne seriyor. 
  • İngiliz parkı: New York'daki Central Park gibi devasa bir park. Eminim kar yağdığında muhtelem yürüyüşler yapılır! 
  • Alman müzesi: Dünyadaki en geniş bilim teknoloji koleksiyonu bu müzede bulunuyor. 
  • Oktoberfest: Elbetteki Münih'e Eylül sonunda geliyorsanız bu büyük festivali görme imkanı bulabilirsiniz. Bir gün Münih'e tekrar gelirsem mutlaka bu tarihe denk getireceğim. Milyonlarca insanın katıldığı bu festivali en çok da rengarenk kostümleri ve geleneksel Alman kıyafetleri için merak ediyorum. 
  • BMW müzesi: Erkekler için oldukça ilgi çekici olacaktır :) 
İşte böyle bir şehir Münih. Sadece bir gün gezmek bile bende inanılmaz güzel izlenimler ve hatıralar bıraktı. İnanın bu satırları yazarken bile o günü tekrar yaşadım. Kesinlikle tekrar gidip daha uzun kalmak isteyeceğim bir şehir. Siz bence gidecekseniz Eylül ayı sonunda gidin ve Oktoberfest'i de görün.
Bir sonraki Avrupa kentimiz Viyana'da görüşmek üzere!

4 yorum:

  1. Münihi kısa zamanda gezmek çok zor görülecek çok yer var, yazı ayrı güzel kışı ayrı güzel bir şehirdir.Oktoberfest muhakkak görülmeye ve yaşamaya değer

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle bir gün yetmedi. Bir dahaki gelişimde Oktoberfest'i yaşamak ve toplama kampını görmek istiyorum.

      Sil
  2. Octoberfest teki sirin giyimli bayan ve erkeklerle fotograf cekilmek icin bile gidilebilir. Guzel bir yazi olmus ellerine saglik canim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok isterim kesinlikle. Kıyafetler falan harika görünüyor :) teşekkür ederim canım b

      Sil

Yorumunuz için teşekkürler.

back to top